Telefonlar beynimizi okuyacak

IBM yaşamı değiştirecek, gezegeni daha akıllı hale getirecek teknolojilerden söz ediyor.

IBM’in teknolojinin geleceği öngörülerinde şifreler yerine biyometrik sistemlerin kullanılacağı, dijital ayrımının ortadan kalkacağı ve akıllı telefonların zihnimizi okuyacağı yer alıyor. Hem de bunların 2016′ya kadar gerçekleşeceği savunuluyor.

Akıl okuyan telefonlar: IBM’in öngörülerine göre, EKG teknolojisinin getirdikleri ve diğer alıcılar yardımıyla akıllı telefon gibi cihazlar doğrudan zihinsel komutları algılayabilecek. Kullanıcılar birini aramak ya da bilgisayar ekranındaki fare imlecini oynatmak istediğinde sadece düşünerek bu işlemi gerçekleştirebilecek.

BTnet.com.tr’de yer alan habere göre IBM, ‘zihin okuma’ teknolojisi, özellikle yüz tanıma sistemleriyle bir araya gelerek oyun ve eğlence sektörünün en önemli parçası haline gelecek. İleride akıllı telefonların zihin okumasıyla birlikte kullanıcıların rüyalarında birilerini araması ya da farklı işlemler yapması gibi ilginç yenilikleri de beraberinde getirebilir.

Biyometrik kimliklendirme: Şu anda ATM’ler ve kişisel bilgisayarların üzerinde kullanmaya başladığımız biyometrik çözümler artacak. Retina ve ses taraması yaygınlaşırken, doğrudan DNA doğrulaması bile mümkün olabilecek. Artık şifre hatırlamak yerine sadece orada bulunmak kullanıcılar için yeterli olacak.

Dijital ayrım ortadan kalkacak: Şirketin yaptığı öngörülere göre, dünyadaki tüm insanların internet ve dijital teknolojilerin kullanımı konusundaki uçurum ortadan kalkacak. Yani gelişmiş ve zengin ülkelerdeki internet ve teknoloji kullanımı tüm ülkelere sirayet edecek. Buna gerekçe olarak da gelişmekte olan piyasa ve ülkelerin internete hızla adapte olması, mobil cihaz kullanımının artması gösteriliyor.

IBM araştırmacılarına göre, dünya çapında 5.6 milyar mobil cihaz satılacak ve dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80′i internete bağlı hale gelecek. Kişisel bir yorum olarak bu öngörünün 2016′da gerçekleşebileceğinden biraz ümitsizim. Zira dünyanın birçok yerinde henüz internet ile tanışmamış önemli kitleler yaşıyor.

İstenmeyen mesajlar ve reklamlar hedefli hale gelecek: Hedefli reklamlar günümüzde de kullanılıyor ancak şirketin öngörülerine göre çok daha başarılı ve kişiselleştirilmiş reklam karşımızda olacak. Bunun yanında istenmeyen mesaj filtreleri de oldukça karmaşık bir yapıya bürünerek istenmeyen mesajları engelleyecek. Hedefli reklamların filtreye takılmaması için oldukça geliştirilmesi bekleniyor.

İnsan gücü: Öngörüler arasında son olarak insanın ürettiği enerjinin taşınabilir cihazlara aktarılması yer alıyor. Yürürken, koşarken, bisiklete binerken ya da diğer günlük aktiviteler sırasında kullanılan cihazlar şarj edilecek. Yeni teknolojiler sayesinde sadece taşınabilir cihazlar değil, kinetik enerjinin depolanmasıyla birlikte ev ve ofislerde de kinetik enerjiden yararlanılabilecek. Örneğin, IBM’in İrlanda’da yürüttüğü projede okyanustaki dalgalardan enerji elde etmeye çalıştığı biliniyor. Continue reading

2011′in en önemli haberi belirlendi

Associated Press’in Amerikalı editörler ve haber müdürleri arasında yaptığı ankete göre, birçok olayın yaşandığı 2011′in en önemli haberi belirlendi

Amerikan haber ajansı Associated Press’in Amerikalı editörler ve  haber müdürleri arasında yaptığı ankete göre, bu yılın en önemli haberi terör  ağı El Kaide’nin lideri Usame Bin Ladin’in öldürülmesi.

247 kişinin görüşüne başvurulan ankette, Bin Ladin’in Amerikan komandoları tarafından Mayıs ayında Pakistan’da öldürülmesi 128 kişinin oyuyla yılın en  önemli haberi olarak birinci sırada yer aldı.

Japonya’yı Mart ayında vuran deprem ve tsunami felaketi 60 oyla ikinci sıraya  yerleşirken, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki Arap Baharı üçüncü, AB’nin mali krizi  ise dördüncü sırada bulunuyor.

Amerikan ekonomisiyle ilgili gelişmeler, ABD’nin en ünlü okullarından Penn  Eyalet Üniversitesi’ndeki seks skandalı, Libya’nın devrik lideri Muammer  Kaddafi’nin öldürülmesi, Amerikan Kongresindeki mali hesaplaşmalar, gelir  dengesizliği ve Wall Street’i protesto gösterileri, Amerikan Kongresi üyesi  Gabrielle Giffords’ın vurulması da sırasıyla ilk onda yer alan haberler  oldu.

Amerikan bilişim şirketi Apple’ın kurucusu Steve Jobs’ın ölümü ve ABD’deki  kasırga felaketleri ilk ona giremedi.

AP’nin geçen yılki anketinde ilk sırayı Meksika Körfezindeki petrol faciası almıştı.
Kaynak :  http://www.internethaber.com/

Bunlar da kaybedilir mi?

Tüm Uzay araştırmalarının emanet edildiği, NASA gibi büyük bir kuruluş da bunu yaparsa…Üst düzey bir NASA çalışanı, yıllardır toplanan meteor, ay parçası ve kozmik kalıntıların içinde bulunduğu yüzlerce parçanın kaybedildiğini açıkladı. İlk tespitlere göre, 1970 ve Haziran 2010 tarihleri arasında toplanan 26.000 parçadan 516 tanesi kayıp ve bundan Denetim Ofisi çalışanları sorumlu tutuluyor.
Raporda, bir araştırmacının, 35 sene önce incelemek üzere teslim aldığı dokuz Ay örneğini halen teslim etmediği de belirtiliyor. Bir diğer araştırmacının da 16 senedir Ay’dan alınan 36 örnek üzerindeki araştırmasını halen tamamlamadığı kaydedildi. Ancak tüm bunlar, kaybolduğu açıklanan yüzlerce örneğin sadece küçük birkısmı.
Bu arada, NASA’nın 1978′de Mount Cuba gözlemevine Ay taşları ve Ay tozları verdiği, kiralama süresinin 2008′de sona erdiği; NASA’nın bu malzemelerin teslim edilmesini talep etmeden önce gözlemevi yöneticisinin öldüğü ve örneklerin nerede olduğunun da bilinmediği ifade ediliyor…

2014′de Kendi Uçağımıza Bineceğiz

 

Türk Hava Kurumu Genel Başkanı Osman Yıldırım 2014 yılında semalarda üzerinde Ay Yıldızlı bayrak taşıyan kendi üretimimiz uçakların uçmaya başlayacağını söyledi. Yıldırım; “Kurulan üniversitemize öğrencileri bekliyoruz. İlk mezunları ben işe alacağım.” dedi.  THK Safranbolu şubesini ziyaret eden THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, bu şubenin genel merkez tarafındanözel bir yeri olduğunu belirterek, kurumun yaptığı ve yapacağı icraatlar hakkında bilgi verdi. Türkiye’de sanayininçok hızlı geliştiğini belirten Yıldırım; “Türkiye yalnız bölgesinin lider ülkesi değil, dünyanın en önemli ülkelerinden birisi. Uzaya gitme konusunun çok zor olmadığını biliyoruz. Çünkü Türkiye’de bu imkanlarımız var olduğunu ben biliyorum. Biz havacılık ile ilgili kurumlarında ortağıyız. Bu organizasyonun içinde THK olacak. Uçak üretimi ve uzay gemisi üretimi için hiç bir endişem yok. Önümüzdeki yıl THK’nın uçak fabrikasında üretimlere başlayacağız. 1953 yılında ara verdiğimiz uçak yapımına 2012 yılında tekrar başlıyoruz. THK uçak fabrikasında üretilecek uçaklar 2014 yılında semalarımızda ay Yıldızlı bayrağımızla üzerinde THK logosuyla uçmaya başlayacak. 2012 yılında iki önemli faaliyetimiz daha olacak. Birisi Trakya’da diğeri de Güney’de. Akdeniz bölgesinde uçak ve helikopter bakım merkezi kuracağız. Bu merkezlerde sadece Türkiye’deki değil bölgedeki uçak ve helikopterlerin bakımları yapılmaya başlanacak.” şeklinde konuştu. 2023 yılında ilk uzay mekiğini yapacaklarını belirten Yıldırım; “Bunu yapacak maddi bakımdan gücümüz yok. Devlet ile birlikte ortak yapacağız. Bizi izlemeye devam edin. Gençleri açtığımız üniversitemize bekliyoruz. İş garantili tek üniversite, ilk mezunları ben kurumumuzda işe alacağım.” dedi.

Artık internet bağımlılarının da polikliniği var

                                                                         Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi (BRSHH) bünyesinde açılan İnternet Bağımlılığı Polikliniği’nde, internet bağımlısı kullanıcılar tedavi görüyor.

Sonyıllarda herkesin hayatını kolaylaştıranbilgisayarveinternet, kimizamanhiç beklenmedik tehlikeli sonuçlara neden oluyor.

Bilgiye ulaşmanın enkolayyoluolarak nitelendirilen internetin aşırı kullanımı; kullanıcıların aile ilişkilerinde vesosyalilişkilerde bozulma, öğrencilerde derslere katılımının azalması, okuldan uzaklaşma, işyerlerinde iş veriminin düşmesi, işten ayrılma, yeme – içmegibigünlükyaşamaktivitelerin ihmal edilmesi, obezite, yorgunluk, yaygın beden ağrıları gibi yıkıcı sonuçlara yol açıyor.

Sorunluinternetkullanımı psikiyatrinin enyeniilgi alanlarındanbirihaline gelirken, ülkemizdegençnüfusun yüksekliği ve internet kafelerin kontrolsüzce yaygınlaşmış olması, henüz yeni tanımlanmakta olan hastalıkiçinoldukçauygunbirzeminoluşturuyor.

Hastalığın tedavisiiçinülkemizde yaygınlaşan kliniklerebiryenisi daha eklendi.  Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları E.A. Hastanesi (BRSHH) bünyesinde açılanİnternetBağımlığı Polikliniğihizmetvermeye başladı.

İnternetBağımlılığı Polikliniği, uyguladığı  tedavi  yöntemleriyle  internet kullanımını tekrar kişinin kontrolü altına alabilmesini hedefliyor ve bağımlılıkla ilgili bilgilendirme yapıyor.

Poliklinikte, chat vesosyal medyabağımlılarından,onlinealışverişmeraklılarına, cinsel içerikli site tutkunlarından, saatlercebilgisayaroyunu oynayanlara, kadar yetişkin, kadın/erkek, ergen,çocuk birçok kişi  tedavi   görüyor. Continue reading

2008′de Almanya’nın Ludwigshafen Kentinde 9 kişinin yandığı feci yangının arkasında Neo Nazi çetesinin olduğu belirtildi.

Almanya’da Bir Binada Yanan Türk Vatandaşları; Naziler Yakmış

                                                                                        

Almanya’nın Ludwigshafen kentinde 3 yıl önce 4’ü çocuk 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan yangının arkasında da dönerci cinayetlerinin faili Neo Nazi çetesinin bulunduğu iddia edildi. Alman savcılığı inceleme başlattı.

Tarih 3 Şubat 2008, saatler 16:30’u gösteriyordu. Almanya’nın Ludwigshafen kentinde Gaziantepli iki ailenin yaşadığı 4 katlı apartmanın giriş katında bir yangın başladı. Alevler aniden bütün binayı sardı. Yangında binanın çatışı büyük bir patlamayla havaya uçtu. Yangın çıktığında binanın 52 sakini ve misafirleri içeride bulunuyordu. Olay sırasında daha sonra bir filme konu olacak düzeyde dramatik anlar yaşandı. İnsanlar panik içinde binadan çıkmaya çalıştı, ancak alevler ve boğucu duman çıkmalarına izin vermedi. Bazıları panik içinde pencerelerden atladı. Bir aile iki çocuğunu kurtarmak için pencereden aşağıya attı.

‘SS’ sembolleri

İtfaiyenin yangını kontrol altına alması saatler sürdü. Yangının tamamen söndürülmesi ise tam 26 saat aldı. Yangın sonrası ortaya çıkan bilanço korkunçtu… 4’ü çocuk 9 ölü ve aralarında polis ve itfaiye erlerinin de bulunduğu tam 60 yaralı… Alman hükümeti, yangından sonra kurbanlar için büyük bir anma töreni düzenledi, Başbakan Erdoğan ve dönemin muhalefet lideri Deniz Baykal da olay yerine giderek bu törene katıldı. Ancak yangının hangi sebeple çıktığı bir türlü belirlenemedi. Binanın çevresindeki bazı duvarlarda yer alan “SS” yazıları, Solingen’de yaşanana benzer bir Neo Nazi saldırısı ihtimalini düşündürdü ancak kundaklama iddiası hiçbir zaman kanıtlanamadı. Ta ki düne kadar…

İnceleme sonuçsuz

Almanya’da 9 Türk dönerciyi öldüren, Türk ve İslam derneği üyelerini öldürmek için 88 kişilik bir ölüm listesi hazırladıkları tespit edilen 3 kişilik Neo-Nazi çetesinin Ludwigshafen’deki olayın ardında da bulunduğu iddiası dün hem Almanya hem Türkiye gündemine bomba gibi düştü. Yangının elektrik arızasından mı yoksa kundaklama sonucu mu çıktığı konusunda incelemesinin sonuçsuz kalmasının ardından Alman savcılar, Neo Nazi soruşturmasında yeni ortaya çıkan delilleri de değerlendirmeye alarak binanın bu 3 kişilik çete tarafından kundaklandığı iddiasını incelemeye aldı.

‘Siyah saçlı biri yaktı’

Bild gazetesinin haberine göre, daha önce yapılan incelemede binanın aşırı sağcı bir grup tarafından yakıldığı iddiaları ağırlık kazanmış ancak failler bulunamamıştı. Bild, dün “Bu binayı ateşe verenler de onlar mı?” başlığını atarak yeni soruşturmayı duyurdu. Olay sonrasında ortaya çıkan görgü tanıkları apartmanın bodrumunda başlayıp daha sonra üst katlara yayılan yangın için “Siyah saçlı bir kişi, içeri girip, elindeki yanıcı maddeyi ateşe verip içeri attı ve kaçtı” diye ifade vermişti.

Rusyalı Kadın Uzaylının Cesedini 2 Yıl Boyunca Buzdolabında Sakladı

//
Rusyalı Kadın Uzaylının Cesedini 2 Yıl Boyunca Buzdolabında SakladıRusya’da çok ilginç bir haber yayınlandı,Rusya’lı yaşlı kadının iddia ettiği haberde  bir uzaylıya ait olduğunu  illeri sürdüğü bir cesedi iki yıl boyunca buzdolabında saklamış,uzaylıya ait olduğu illeri sürdüğü cesedin resimlerini yerel basına veren Yegoravna adındaki yaşlı kadın uzaylı cesedin hikayesinide anlattı Rusya’nın Petrozavodsk kentinde yaşayan yaşlı bir kadın, uzaylıya ait olduğu ileri sürdüğü “cesedi” iki yıl buzdolabında sakladı.

 

Rusya’nın saygın internet haber portalı “Newsru.com”, Petrozavodsk kentinde yaşayan Marta Yegoravna adlı yaşlı bir kadının iki yıl önce Petrozavodsk kenti dışındaki bağ evinin bahçesinde duyduğu “doğal olmayan” bir ses üzerine avluya çıktığı ve avluda demir hurda yığının yanında ilginç bir “ceset” bulduğunu söylediği kaydedildi.

Yegoravna, bahçesinde karşılaştığı 40-50 cm uzunluğunda, iri kafalı, büyük ağızlı ve üzerinde ilginç bir giysi bulunan “cesedi” arabasına atıp kent merkezindeki evine götürerek buzdolabında sakladığını söyledi.

Rus yetkililerin bu yıl evindeki “cesetten” haberdar olduğunu ve evine gelerek “cesedi” götürdüklerini ileri süren Yegoravna, bahçedeki hurda yığınına da yetkililer tarafından el konulduğunu savundu.

Yetkililer, yaşlı kadının iddiasını doğrulamazken, Yegoravna, “cesedin” fotoğraflarını yerel basına dağıttı.

Rusyalı Kadın Uzaylının Cesedini 2 Yıl Boyunca Buzdolabında Sakladı