WORDPRESS

WordPress Blog sistemi ilk olarak 2003 yılında ortaya çıktı. Türkiye’de ise 2005 yıllarında açılan türkçe desteği ve kaynakaları bir arada toplayan WordPress Türkiye kuruldu. 2005 yılı ile birlikte sadece WordPress sistemi değil, blog hizmeti vermeye başlayan Türkçe blog servisleri açıldı.

wordpress

Blog’lar artık giderek yaygınlaşıyor ve iyi bir sisteme sahip olan ve sürekli geliştirmeye açık olan WordPress sistemi de Türk kullanıcılarının desteği ile giderek büyüyordu. Türk program ve yazılım geliştiriciler için bir heyecan olmuştu. WordPress’in mantığını kavrayıp, gün geçtikce eklentiler, uygulamalar ve temalar yapacaklardı. İşte  bende bu yılı içerisinde  ders hocam Zülfü Genc’in anlatması üzerine blogla tanışmış oldum.WordPress’in bendeki  başlangıcı bu şekilde olmuştu. 2012 yılına doğru giderken, geriye baktığımızda WordPress’in ne kadar çok geliştiğini ve kaç milyon kişinin kullandığını görüyoruz.

‘Fetih 1453′ neden bu kadar sevildi?

Fransa’da yayımlanan Le Figaro’da, Laure Marchand imzalı “Fetih 1453″ filminin değerlendirildiği haberde, Konstantinapolis’in Osmanlılar tarafından alınmasının üzerinden 500 sene geçmişken, Türklerin bu heyecanı hala sinema salonlarını tıka basa doldurarak yaşadıkları belirtildi. Haberde, 17 milyon dolar harcanan, sık sık kanlı savaş sahnelerine yer verilen ve Fatih Sultan Mehmet’in cesaretinin vurgulandığı filmin bu kadar büyük ilgiyle karşılanması, Türkiye’yi son zamanlarda etkisi altına alan ‘Osmanlı çılgınlığı’nın bir göstergesi olarak yorumlandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın filmi “çok sevdiği” belirtilirken, fetih kutlamalarının son yıllarda, eskisinden çok daha görkemli geçtiğine dikkat çekildi.

Le Figaro’nun haberinde, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923′te kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde, Osmanlı İmparatorluğu konularının son zamanlarda “moda haline geldiği” öne sürülürken, Kanuni Sultan Süleyman döneminde geçen “Muhteşem Yüzyıl” isimli dizi, ülkede Osmanlı’nın altın çağlarına artan ilgiye örnek olarak gösterildi.

ilgili:http://avanosgazetesi.com/

İlk kaydıran Apple değilmiş!

Kaydırarak kilit açmayı Apple mı icat etti?

Apple kendini cep ekranında parmak kaydırarak kilit açmanın mucidi sansa da, bu haber öyle demiyor!Cep telefonlarında kilidi “kaydırarak açma” hareketini gerçekten Apple mı icat etti? Bilindiği gibi Apple, Google, Motorola, Samsung ve HTC ile büyük bir patent savaşında ve Apple, geçtiğimiz günlerde “kaydırarak açma” patentinde önemli bir zafer kazanmıştı.

Ancak dailytech.com‘dan Jason Mick’e göre bu patenti ilk olarak Neonode Inc. adındaki İsveçli firma aldı. Küçük bir telefon üreticisi olan Neonode’un aldığı U.S. 8.095.879 numaralı patent, “mobil bilgisayar birimleri için kullanıcı arayüzü” ibaresini içeriyor. Patentin 12. maddesinde yer alan sözcükler ise “bir nesneyi dokunmatik bir alanda soldan sağa kaydırmaktan” bahsediyor.

Mick, patentin bu denli açık ve güçlü olmasına rağmen, Neonode’un meydana getirdiği kullanıcı arayüzünden yararlanmayı reddettiğini veya bu fırsatı kaçırdığını söylüyor.

Mick’e göre Apple’ın kaydırarak kilit açma patenti tamamen geçersiz ve bu teknolojinin bir sahibi varsa, o da Neonode. Zira Neonode, patentinde bu teknolojinin 2-3 inçlik cihazlara uygulanabileceğini de belirtiyor ve dolayısıyla bu patent, daha güçlü. Bakalım Neonode bu konuda ne yapacak ve ABD patent ofisi bu durumu fark edebilecek mi…

Mozilla web uygulama mağazasına kabuller MWC ile birlikte başlıyor

Mozilla’nın Google’ın Chrome Web Store uygulama mağazasına rakip bir oluşum için çalıştığını bir süredir biliyoruz. Şirket gelecek hafta düzenlenecek Mobil Dünya Kongresi’yle birlikte uygulama geliştiricilerinden başvuruları kabul etmeye başlayacak. HTML5 ve Mozilla tarafından sağlanan çeşitli API’ların yardımıyla geliştirilecek web tabanlı uygulamalar HTML5 uyumlu her platformda çalışma fırsatı bulacak.

Yazılımcılar uygulamalarını gelecek haftadan itibaren Mozilla mağazasına kayıt ettirmek için başvuruda bulunmaya başlayabilecek, ancak bu mağazanın son kullanıcıların erişimine açılması yılın ilerleyen zamanlarında gerçekleşecek. Umarız Mozilla takvimi yıl sonuna kadar sarkıtmaz. Eğer öyle olursa Mozilla’nın web tabanlı uygulama mağazası işe Google’ınkinden bir yıl sonra başlamış olacak. Üstelik 2011 yılı içinde Chrome Firefox’un pazar payından hatırı sayılır oranda kapmayı başarmıştı.

Mozilla uygulamaların HTML5 destekli tüm internet tarayıcılarında ve işletim sistemlerinde çalışacağını söylüyor. Bu durumda mağazanın müşteri kitlesinin Firefox kullanıcılarından çok Chrome kullanıcıları olma ihtimali bulunuyor. Üstelik artık çoğu HTML5 uyumluluğu taşıyan mobil internet tarayıcıları ve TV’lerde de yavaş yavaş görmeye başladığımız HTML5 tabanlı internet tarayıcıları Mozilla’nın web uygulama mağazasının potansiyel müşterileri olma niteliği taşıyor.

İlgili – Mozilla

ASUS MWC 2012′de Padfone’u yeniden lanse edecek

Hatırlayacak olursanız, ASUS geçtiğimiz haziran ayının başında düzenlenen Computex 2011′de Padfone adı verilen akıllı telefon-tablet melezi bir cihaz tanıtmış ve bu cihazın çıkışı için geçen yılın sonunu işaret etmişti. Ancak araya giren Transformer Prime ve Transformer Prime 700 nedeniyle bu cihazı işaret edilen zamanda görememiştik.

Belki de ASUS çift çekirdekli Tegra 2 işlemciler yerine dört çekirdekli Tegra 3 işlemcileri bekledi ve bunun için cihazın çıkışını öteledi. Şirketin MWC 2012 için yayınladığı yeni bir tanıtım videosuna bakılırsa, Barselona’da Padfone ile ilgili birşeyler görmemiz kuvvetle muhtemel. Unutanlar için hatırlatacak olursak, Padfone Android 4.o Ice Cream Sandwich ile çalışacak bir cihaz. İşin özünde, içinde her türlü donanımı barındıran bir akıllı telefon var. Ayrıca akıllı telefonun içine yerleştirildiği bir tablet kasası da bulunmakta. Böylelikle kullanıcı Padfone’u dilediği zaman akıllı telefon, dilediği zaman tablet gibi kullanabilecek. Aslında mantık olarak Transformer cihazlarının sunduğu imkâna benzer bir durum söz konusu.

İlgili – YouTube (ASUS)

Megaupload’un kurucusu Kim Dotcom kefaletle serbest bırakıldı

Yaklaşık bir ay önce ABD Adalet Bakanlığı’nın isteği üzerine Yeni Zelanda’da tutuklanan Megaupload’un kurucusu Kim Dotcom, sürpriz bir biçimde kefaletle serbest bırakıldı. Yeni Zelandalı hakim kararına gerekçe olarak Dotcom’un mal varlığına el koyulması nedeniyle kaçmak ya da saklanmak için yeterli kaynaklara sahip olmadığını gösterdi. Hakimin bu kararında geçtiğimiz günlerde Filipinler’de keşfedilen Dotcom’a ait 4 banka hesabının da boş çıkmasının etkili olduğu düşünülüyor. Amerikan savcıları ise Yeni Zelandalı hakimin kararına Dotcom’un sahip olduğu zenginlikler sebebiyle daha fazla kaynağa erişim şansı olduğu gerekçesi ile karşı çıkıyor. Ancak, elde olan belgeler ve Amerikalı savcıların varsayımları hakim açısından Dotcom’u hapiste tutmak için yeterli değil.

Dotcom’un tahliye anlaşmasının en ilginç yanı ise Dotcom’un internet kullanımının yasak olması. Bu yasak Dotcom’un avukatları tarafından fazlasıyla saçma olarak nitelendiriliyor. Fakat, Dotcom’un tekrar internete girmesi durumunda yeniden harekete geçip, bu defa Amerikan yargısını etkisiz bırakacak bir biçimde yeni bir yapılanma kurmasını çok yüksek bir olasılık olarak gören savcılar bu kararı savunuyor. Dotcom’un Amerika Birleşik Devletleri’ne iadesine dair duruşmanın 2 Mart’ta yapılması bekleniyor.

İlgili – stuff.co.nz

Adobe Flash Player’ın bundan sonraki yol haritasını açıkladı

Mobil cihazlarda HTML5′in üstünlüğünü kabul eden ve Flash Player’ın mobil ortam versiyonuna yönelik geliştirme çalışmalarını durduran Adobe’nin bu hamlesi Flash’ın tamamen öldüğü anlamına gelmiyor. Şirket, Adobe Flash çalıştırıcı araçlarının geliştirilmesiyle ilgili olarak belirlediği yol haritasını açıkladı. Yol haritası Adobe’nin önceliklerini ve Flash desteğini sürdürme konusundaki politikasını sergiliyor.

Gelecekteki hata düzeltmeleri ve geliştirmeleri oyunlar ve katma değerli video içerikleri olmak üzere iki önemli alana yoğunlaşacak. Adobe, Flash’ı web tarayıcı tabanlı oyunların kullanıcıya sunulmasında lider platform olarak sağlamlaştırmayı umuyor. Aslında bu alanda Google ile rekabete girişecek, çünkü Google da Doğal Chrome İstemci geliştirme araçlarıyla aynı hedefi taşıyor. Şirket, geliştiricilere biçimlendirilmiş bir oyun geliştirme programı ve bir dizi oyun servisi sunacak. Video cephesindeyse şirket donanım iş ortaklarıyla daha yakın bir ilişki içinde çalışacağı, video yayın ve içerik koruma teknolojisini doğal formatlarda daha fazla platforma ileteceği hususunda garanti verdi.

Yol haritasına detaylı bakıldığında 2012′nin ilk çeyreğinde Flash Player 11.2′nin çıkacağı görülüyor. Bu sürümle birlikte sağ ve orta fare butonu tıklamaları da desteklenmeye başlanacak. Bu sürümü ikinci çeyrekte çıkacak Flash Player “Cyril” ve yılın ikinci yarısında çıkacak “Dolores” sürümleri izleyecek. Cyril ve Dolores güncellemeleri oyun yeteneklerini artırmaya odaklanacak. Gelecek yıl içinde gelecek “Next” adlı güncellemenin planları da şimdiden yapılmış.

Flash Player 11.2′den sonra platform desteği daraltılacak. Bundan sonra Adobe, Flash tarayıcı eklentisinin Linux versiyonları için doğrudan indirme desteği vermeyi durduracak ve kullanıcılara Google Chrome tarayıcısının kullanma tavsiyesinde bulunacak. Ne de olsa Chrome Flash oynatıcı desteğini doğal olarak barındırıyor.

Windows 8 de Adobe’nin ilgi alanı içinde yer alıyor, ancak bu gelecek işletim sisteminin farklı konfigürasyonlarının varolması nedeniyle Flash desteğinin bu işletim sistemine ne zaman gelişi hususunda net bir tablo henüz ortaya konamıyor. Mobil tarafta ise Adobe Flash Player 11.1 mobil cihazlar için çıkarılmış son sürüm olarak dikkat çekiyor. Bu sürümden sonra Adobe sadece kritik güvenlik açıklarını ve hataları kapatacak şekilde küçük güncelleme paketleri çıkaracak.

İlgili – Adobe [PDF]

Çocuklarımız bunlara gülecek!

Çocuklarımızın alay edeceği 10 teknoloji!
Biz bugün siyah-beyaz TV’lere nasıl gülüyorsak, çocuklarımız da yarın bu 10 teknolojiye gülecek!
Teknolojide bugün vazgeçemediğimiz bir cihaz veya ürün, kısa birsüre sonra bizi gülünç bir duruma bile düşürebiliyor. Örneğin Motorola DynaTAC 8000X yaklaşık 30 sene öncesiiçinmükemmel bir telefondu, ancak bugün bize adeta bir tuğla gibi görünüyor. Bugün kusursuz olduğunu düşündüğümüz iPhone 4S, Galaxy Note gibi cihazların da gelecekte alay konusu olma ihtimalleri var. İşte çocuklarımızın muhtemelen gülüp geçeceği, bugün sahip olduğumuz 10 teknoloji:

1. 3D gözlükler: 3D teknolojisi bizi oldukça aptal gösterebiliyor. Özellikle de normal bir gözlüğün üzerine 3D gözlükleri giydiğimizde.

2. Kablolar: İster ağ bağlantıları olsun, isterkablosuz şarj cihazları, çocuklarımızın geleceğinde kablolar pek olmayacak.

3. PC’ler: PC’lerin geleceği “kişisel bilgisayar”dan çok “kişisel bilişim” halini alacak. Tablet ve melez cihazlar, PC’lerin yerini alacak ve bulut hizmetleri ile bilgisayarlar ve kişisel veriler, her yerde çocuklarımızın hizmetinde olacak.
4. Optik diskler: Blu-ray’lerin optik disklerin son üyesi olması muhtemel. iTunes, Netflix gibi hizmetler, dijital içerik dağıtımının geleceği gibi görünüyor.

5. Klavyeler: Tabletler, Kinect gibi göz izleme ve ses tanıma işlevleriyle beraber fiziksel klavyeler ortadan kalkabilir.

6. USB sürücüleri: Dropbox, iCloud ve SkyDrive gibi hizmetler, gelecekte USB diskleri gereksiz hale getirebilir.

7. iPod’lar, navigasyon cihazları ve dijital kameralar: iPod satışları, iPhone tarafından işgal edilmiş durumunda. Akıllı cepler ise bas-çek dijital kameraların yerini alıyor. Cepler, uydu navigasyonunu da uygulamalar yoluyla sağlayabiliyor.

8. Amazon Kindle: Kindle, bugün geleneksel bilgisayarların ekranı kağıtkadariyi olmadığından dolayı bir boşluğu dolduruyor. Ancak Apple ve diğerteknoloji firmaları, gözü yormayan ekran teknolojileri üzerinde çalışmaya başladılar bile.

9. Uzaktan kumandalar: TV’ler gelecekte hareketlerlekontrol edilmeyebilir, ancak yakın zamanda her cihaziçin farklı bir kumanda kullanmak yerine, hepsini cep telefonumuzla veya tek bir cihazla kontrol edebileceğiz.

10. Sabit hatlı telefonlar: İnsanlar yerine binaları aramak, yakın bir gelecekte tarihe karışabilir.

Çipli kimliklerin dağıtımı bu yıl içinde başlıyor

İlk olarak 2010 yılında pilot bölge olarak seçilen Bolu’da dağıtılmaya başlanan elektronik kimlikler bu yıl içinde tüm ülkede dağıtıma sunulmuş olacak. Konuyla ilgili konuşan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Bolu’daki pilot uygulama ile 220 bin kişiye elektronik kimlik dağıtıldığını, 2012 yılı içinde bu dağıtımın ülke geneline de yayılacağını ifade etti.

Projeyi aslında 3 yılda tamamlamayı hedeflediklerini ancak bu hedefi öne çektiklerini belirten Şahin, bu yıl içinde elektronik kimlikler için altyapının büyük ölçüde tesis edileceğini ve yıl bitmeden kartları dağıtmaya başlamayı amaçladıklarını dile getirdi. Şahin, elektronik kimliklerin tüm vatandaşlara dağıtımı tamamlandığı zaman, hem vatandaşların hem de kamu kurum ve kuruluşlarına büyük yarar sağlayacağının altını çizdi. Bu kartlar ile sahtecilikten kaynaklanan vatandaş mağduriyetinin önleneceğini belirten Şahin, e-Devlet kapsamında sunulan hizmetlere de bu kart sayesinde her yerden kolayca erişilebileceğinin ve kartın aynı zamanda seyahat belgesi olarak da kullanılabileceğini, vatandaşların artık farklı belge veya kartları taşımak zorunda kalmayacaklarını da sözlerine ekledi.

İlgili – Milliyet

Dedikodu: Apple 8 inç’lik iPad’i test ediyor

 

Daha küçük ekranlı bir iPad dedikoduları bir süredir dile getiriliyor. Apple’ın Asya’daki tedarikçilerinden gelen bilgilere göre şirket bu tarz prototipleri test etme sürecinde. Wall Street Journal’ın haberine göre Apple tedarikçilerine 8 inç’lik daha küçük bir ekran barındıran tasarımlarını gösterdi.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bir cihaz prototipi geliştirmek o cihazın mutlaka piyasaya çıkacağı anlamına gelmiyor. Apple bu bağlamda 5 inç, 6 inç veya 7 inç gibi farklı tablet prototiplerini de test etmiş olduğunu duymak da sürpriz gelmez. Ancak daha önce şu anki iPad’in sahip olduğu ekran büyüklüğünün altındaki tabletlerin iyi tablet deneyimi sunmadığı şeklinde bir fikir dile getiren Apple’ın eski CEO’su Steve Jobs’un ölümünden sonra şirketin bakışı değişmiş olabilir. Belki de, Steve Jobs hayattayken bu tarz test çalışmaları yapılıyordu.

Test çalışmaları yapılan 8 inç ekranlı iPad’in ekran çözünürlüğünün iPad ve iPad 2′nin 9.7 inç’lik ekranınınki gibi 1024×768 olduğu belirtildi. Daha küçük ekranlı bir iPad gerçeğe dönüşür mü, dönüşmez mi? Buna şu an için net bir cevap bulmak mümkün değil. Ancak Amazon’un 7 inç’lik Kindle Fire tabletinin ABD’de göstermiş olduğu başarıya bir cevap olarak 8 inç’lik iPad’i görebiliriz.

İlgili – Wall Street Journal

Cisco mobil veri trafiğinin 5 yıl içinde 18 kat artmasını bekliyor

 

Cisco, mobil internet kullanımının 5 yıl içerisinde nereye geleceğine dair yaptığı araştırmanın sonuçlarını bugün yayınladı. Şirketin tahminine göre mobil veri trafiği 2016 yılında hali hazırdaki oranın 5 katına çıkacak ve 130 exabyte’a ulaşacak. Bu miktarın büyük bir kısmının ise bulut aracılığıyla aktarılacağı tahmin ediliyor. Cisco’nun tahminlerine göre bulut verileri tüm mobil trafiğin % 71′ini oluşturacak.

Bu kadar büyük bir tüketim oranına nasıl ulaşılacağı bir çok kişi tarafından merak edilebilir. Araştırmaya göre 2016 yılında internete bağlı mobil cihaz sayısının 16 milyara erişmesi  – ki bu rakam 2016 için tahmin edilen dünya nüfusundan daha fazla-  bekleniyor. Mobil internet kullanıcılarının % 60′lık kısmının ayda 1 gigabyte’ın üstünde bir kullanımla bu orana katkıda bulunacağı düşünülüyor. Bu 5 yıl içinde mobil servisa sağlayıcılarının da kalitelerini arttırması ve ortalama mobil internet hızının % 56 oranında artması bekleniyor.

Bu rakamların sadece tahmini olduğunu ve gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda asla emin olunamayacağını, fakat böyle bir araştırmada gerçekleşmesi en muhtemel rakamların da Cisco gibi küresel bir şirket tarafından bulunabileceğini de unutmamak gerek.

İlgili – Cisco